SEYAHAT FONU'NA BAŞVUR

Şubat Etkinlikleri

Astghik Igityan and Sargis Khandanyan

Astghik İgityan ve Sargis Khandanyan

“1 saatte Ermenistan” Nor Radyo’da

Her Cumartesi günü saat 16:00’da Astghik İgityan ve Sargis Khandanyan Nor Radyo‘da “1 saatte Ermenistan” radyo programını yaptılar. Ermenistan’da bir hafta önceki haberlerden yaptıkları derlemeden sonra İstanbul ve Ermenistan’da gerçekleşecek etkinlikler hakkında sohbet ettiler. Astghik ve Sargis, siyaset ve kültür, sosyal adalet ve eğitim hakkında konuşmanın yanı sıra Ermenistan ve Türkiye gerçeklerini de karşılaştırdılar. Ermenistan’dan özel misafirler, programının bir parçası olarak, kendi deneyimleri ve projeleri hakkında konuşmalar yaptı. “1 saatte Ermenistan” yeni konuklar ve tartışmalar ile burs programı sonuna kadar devam edecektir.

İstanbul Modern Koleksiyonu Turu

5 Şubat günü İstanbul Modern’in küratörlük bölümü Hrant Dink Vakfı, İstanbul Modern‘in personel ekibi ve Ermenistan’dan İstanbul’a gelen diğer bursiyerlerin katılımı için müzede küratör olarak bulunan bursiyer Seda Shekoyan eşliğinde müzenin daimi koleksiyonuna rehberli bir tur düzenledi. Seda, koleksiyonda bulunan 15 sanat eserinin önemi hakkında bir saatten uzun süren bir özel tur yaptı.

22“Geçmiş ve Gelecek”, İstanbul Modern koleksiyonunun daimi sergisi olup, Türkiye’deki sanat tarihini modern ve çağdaş sanat eserleri ile incelemektedir. Serginin kronolojik akışı Türkiye’de modern ve çağdaş sanatın evrimi hakkında genel bir bakış sunmaktadır. Serginin en önemli özelliği dünyanın farklı bölgelerinden gelen sanatçıları bir araya getiriyor olmasıdır. Müzedeki eserlerin bir çoğu müzenin kendi koleksiyonu olmakla birlikte, bir kısmı Dr. F. Nejat Eczacıbaşı Vakfı tarafından verilmiştir. İstanbul Modern’in koleksiyonundan 15 eserin önemi vurgulanırken “gecikme”, “senkronizasyon” ve “çeviri” gibi kavramların tartışılması ile birlikte Seda’nın konuşması müzede koleksiyonun rolü ve söylemsel rolu vs. gibi kritik konulara da değindi.

Bursiyerler İstanbul Ermeni Patrikhanesi’nde

IMG_0187İstanbul Ermeni Patrikhanesi’ne ziyaret düzenleneceğine dair bizlere söz verilmişti, ama ziyarette Patrik’in kendisi ile görüşmemiz hoş bir sürpriz oldu. Türkiye-Ermenistan Seyahat Fonu Seçici Kurul Üyesi Dikran Altun’un desteği sayesinde, 13 Şubat 2015 tarihinde, Hrant Dink Vakfı bursiyerleri ve Aram Ateşyan görüşme imkanı buldu. Konuşulan konular arasında, Türkiyeli Ermenilerin ve İstanbul’daki Ermenilerin yaşadığı problemlerin yanı sıra, Türkiye’deki Müslümanlaştırılmış Ermeniler, Suriyeli Ermeniler ve Türkiye’deki gelecekleri, Türkiye’deki siyasi atmosfer ve siyasi gelişmelerin Patrikhane üzerindeki etkisi hakkında da konuşuldu. Patrikhanedeki müzeye yapılan rehberli tur bursiyerlere Ermenilerin Hristiyanlık tarihi hakkında daha çok bilgi edinmelerini sağladı.

Görüşürüz Daniel!

IMG_0921Bursiyerlerden birinin şaka yoluyla da belirttiği gibi, İstanbul’un ‘işgalinin’ bitme süreci başlamıştı. 13 Şubat’ta bursiyerler, Türkiye-Ermenistan Burs Programı proje koordinatörü Zeynep Sungur’un evinde, bursiyerlerden Daniel Khachatryan’a ‘Görüşürüz’ demek amacıyla toplandılar. Daniel Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı’nda (TESEV) yaptığı burs programını tamamladı ve Avrupa Birliği ile Güney Kafkasya ilişkilerinin bugünü ve geleceği ile ilgili çok önemli bir rapor yayınlandı.

İki gazetecinin Bianet ziyareti

18 Şubat’ta, 2 gazetici – bursiyer, Anna Muradyan ve AstghikAt Bianet Igityan, İstanbul’da bulunan bağımsız haber ajansı Bianet’i (Bağımsız İletişim Ağı, Independent Communication Network) ziyaret ettiler.
Görüşmede bursiyerler genel yayın yönetmeni Nadire Mater ile sohbet etme imkanı buldular. Bursiyerler verimli geçen görüşme esnasında gelecek işbirliği planları hakkında da Nadire Mater’le konuştular.

Ghapama

Sona Mnatsakanyan der ki ‘İstanbul’da burs programım bittikten sonra Ghapama’yı her nerede ve ne zaman yersem hep İstanbul’u hatırlayacağım diye düşünüyorum’. Neden mi? Çünkü sadece İstanbul’da pişirmeye başladım. Farklı ülkelerden insanlara bir araya gelince bu ülkelerdeki siyaset, yaşam tarzı, eğitim sistemi gibi sorunları tartışınca, en tatlı kısmı – yemek pişirme sanatını konuşmayı ihmal etmek olmaz. Ermenistan ile Türkiye mutfaklarında ufak tefek farklılıkları olan bir sürü benzer yemek var, gerçekten farklı tatlar dünyasını keşfetmek isterseniz ise, doğru tercih Ghapama! Ghapama’yı pişirmek zor değil, sadece çok uzun zaman alıyor. Sona Mnatsakanyan and GhapamaTarifi internetten bulabilirsiniz (ben de öyle yaptım, çünkü Ermenistan’da bu yemeği aslında annem ya da büyükannelerim pişiriyorlardı ama ben hiçbir zaman detaylarını bilmedim) ve ondan sonra bir manava gitmeniz gerekiyor, ya da eğer Türkiye’deyseniz Pazar’a da gidebilirsiniz! Doğaçlamalar yapmaktan korkmayın: tarifinde sadece bir ya da iki çerez cinsi varsa, siz her zaman daha fazla çeşit ekleyebilirsiniz, aynı şey kuruyemişler için de geçerli. Aynı zamanda bal ve tere yağ konusunda da sakın elinizi sıkı tutmayın.Bu arada, Ghapama üzere bir şarkı var ve bu şarkıda sadece bu iki malzeme geçiyor ama bu demek değil ki diğer malzemeler önemsiz. Evet, tahmin ettiğiniz üzere Ghapama hakkında bir şarkı var, pişirirken şarkı size eşlik edebilir ve bu sayede yemeğin daha lezzetli olacağına inanıyorum. Bu 28. Şubatta Sona Dilanyan yerinde olduğu insanlar kanıtlanabilir. Anlattıklarımın hepsi Astghik Igityan için verdiğimiz ‘veda ve baharda görüşmek üzere’ yemekte olanlara sorarak kanıtlanabilir.