ԴԻՄԵՔ ՃԱՆԱՊԱՐՀՈՐԴԱԿԱՆ ԴՐԱՄԱՇՆՈՐՀԻՆ
Haberler

Ermenistan’da hemşeri dernekleri sayısı azalıyor

Published on 15/08/2014 under Լուրեր

Karin Bal
Agos

İki hafta önce Hrant Dink Vakfı’nın Seyahat Fonu’nun bursiyerlerinden biri olarak Sivaslı Ermeniler ve Dostları Derneği’nin düzenlediği Ermenistan gezisine katıldım. Gezinin amaçlarından biri de Ermenistan’da yaşayan Sivaslı Ermenilerin torunlarıyla görüşmekti. Benim projem için de fırsata dönüşen gezide, ilk olarak Ermenistan’daki Hemşehri Dernekleri Kurulu’nun Başkanı Josef Avedisyan’la buluşarak dünyada ve Ermenistan’daki sayıları giderek azalan hemşehri dernekleri ve yaşadıkları sorunlar üzerine konuştuk.

‘Yurda aidiyet git gide zayıflıyor’

Josef Avedisyan, Ermenistan’da hemşehri dernekleri hareketinin başlangıcından bahsetti: “1915’te Osmanlı topraklarından sürülen Ermenilerin köklerini ve hemşehrilerini gittikleri ülkelerde bir araya getirmek, yerel kültürlerini yaşatmak amacıyla memleketlerinin adını taşıyan hemşehri dernekleri kurulmaya başlandı. Dünyanın çeşitli ülkelerinde Ermeniler, kurdukları dernekler sayesinde bulundukları yerin toplumsal yaşamına katkılar sağladılar, kilise ve okulların açılmasına öncülük ettiler. 1920’lerde Ermenistan’daki köylere, bölgelere yeni isimler verildi; Yeni Sivas, Yeni Malatya, Yeni Urfa gibi. 1965 yılında soykırımın 50. yıldönümünün anıldığı günlerde, halk bir araya gelerek örgütlenme fırsatı buldu ve kendi memleketlerini ve acılarını anarak hemşehri derneklerinin kurulmasına hız verdi. 1993 yılında, önceki yıllarda kurulan derneklerin tek bir çatı altında toplanması adına Hemşehri Dernekleri Kurulu oluşturuldu. Bu yapı, Ermenistan’daki dokuz dernekle yola çıktı, daha sonra bu sayı 21’e yükseldi. Fakat günümüzde Ermenistan’daki derneklerde bir azalma var, zira yeni nesillerde atalarının yurduna aidiyet hissi git gide zayıflıyor.”

‘Amaç geniş kitlelere ulaşmak’

Avedisyan, Hemşehri Dernekleri Kurulu’nun kuruluş amacı ve faaliyetleri için de şunları söyledi: “Hemşehri dernekleri için işbirliği alanı oluşturmak, organizasyonlara daha fazla katılım sağlamak, ses getiren etkinliklerle geniş kitlelere ulaşmak için kuruldu. Kurulun girişimiyle yayın hayatına başlayan ‘Pnorran’ (Memleket) adlı dergimiz, tüm hemşehri derneklerinin kültürlerini yansıtan bir platform oldu. Her derneğin yıllık bir etkinlik planı var. Bilimsel, kültürel organizasyonlar gerçekleştiriyorlar. Memleket adlarını taşıyan tüm hemşehri derneklerinin ve kurulun doğal olarak yaşadığı sorunların başında maddi sorunlar geliyor. Ayrıca, gençlerin katılımının az olması üzüntü verici. Gençlerimiz sadece belirli etkinliklere katılıyorlar. Aslında dernekçilik, tamamen gönül işine dayalı ve sevgiyle üstesinden gelinebilecek bir iş. Eğer bir gönül bağı yaratılabilirse, derneklere katılım da artar. Gençlerin kimliklerini koruyabilmeleri için hemşehrilik ruhunu hissetmeleri lazım.”

‘İstanbul’daki dernekler çok önemli’

Avedisyan, kurulun memleketlere geziler düzenlemesi ve yurt dışındaki hemşehri dernekleriyle ilişkisini anlattı: “Hemşehri Dernekleri Kurulu, derneklerin üyelerini kendi memleketlerine gitmeleri için her zaman teşvik edici bir tutum içinde oldu. Ermenistan dışında kurulan Avrupa’daki ve Amerika’daki hemşehri dernekleriyle de çok yakın ilişkiler içindeyiz. Hatta birleşik bir yapılaşmaya bile gittik. Ancak başlangıçta on beş dernekten oluşan bu birleşik yapı, siyasi görüş ayrılıkları nedeniyle beşe indi. Öte yandan İstanbul’da derneklerin örgütlülüğü ve sayılarının günden güne artıyor olması umut verici. Çünkü dünyanın çeşitli ülkelerinde Ermenilerin yoğun olarak yaşadığı yerlerde hemşehri derneklerinin sayısında büyük bir düşüş yaşanıyor. Sivaslı Ermeniler ve Dostları Derneği’nin oldukça kalabalık bir grupla Ermenistan’ı ziyaret etmesini, bu açıdan çok önemsiyorum. Bu vesileyle, Sivaslı Ermenilerle tanışma fırsatım da oldu, ayrıca buradaki Sivaslılarla onları buluşturmak, unutulmaz güzel anlara sebep oldu.”